27 Ağustos 2011 Cumartesi

KARMA


   Joss Stone 28 Temmuz 2011'de İstanbul'da sahne alırken, ben kendimi bir aşk(!) masalına inandırmaya çalışırken günlerimi yiyormuşum. Oluyor böyle şeyler. Sonra da geçiyor. Sahi! Bendeki 'kendine yüklenme' halleri de ailemin durumun ahval ve şeraitini kavrayıp, yanıma gelmesiyle geçiyor. (yani geçmeli. şaka şaka. geçiyor. valla bak.) Sanırım ilk kez bayram benim evimde kutlanacak, evimin ilk yılında, ben gitmeden önce...

   Bugün iyiyim, yani birazcık. Kendimi olduğum gibi görüp, boyumdan büyük olaylara karışmamam gerektiğini anladım. (çok şükür diyor iç seslerimden en olgun olanı :D) Buradan iç sesime sesleniyorum : Neyin ne olacağı hiç belli olmaz evlat. :) Şaka şaka! Valla bak! Bende o deli cesaretinden kalmadı. İyi yandı bu sefer sütten ağzım. Yoğurt da bozuyor beni. O zaman süt ürünlerinden uzak durmakta fayda var. Ama belki arada sırada Kinder Süt Dilimi alabilirim. O, süt ürününden sayılmasa olmaz mı? :)

   Kitap okudum, tiksinmedim bugün. Kendimi düşündüm, tiksinmedim ama hala tırsıyorum biraz kendimden. Biraz zaman alacak bu konuda yeni BEN'i sindirmem. Film izledim, tiksinmedim üstüne üstlük bir de. WATER FOR ELEPHANTS filmin adı. Tavsiye ederim. (tabi bu bloğu keşfettiğinizde bu entry'nin üstünden kırk yıl falan geçmemiş olursa, ya da ne bileyim belki burayı da kapatırım. Sağım solum belli olmuyor bu aralar çünkü. :D)

   Şimdilik durumlar halen stabil olmasa da, hala sosyalleşemiyor ya da telefonlara cevap vermiyor olsam da daha fazla üzülemeyeceğimi anlamış bulunmaktayım. Bundan sonrası biraz daha kolay. Daha öncesinden de hatırlıyorum bu tanıdık durumları çünkü.

   Joss Stone bu gece size dört dörtlük bir ritmle perküsyonvari ses gösterilerinde bulunacak. En üstteki videoyu tıklatın ve hayatınızın üç dakika yirmi dört saniyesini bu kadına bırakın derim ben. Ya da bırakmayın, hani işiniz falan vardır. Kafanıza göre takılın siz. Sorun yok. ;-)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder