İlaçlarımı eczaneden aldım, eve geldim, öğle yemeğimi yedim ve ve ilk defa prospektüsü okumadan ilaçlarımı kullandım. O kadar bıkmıştım ki bir aydır ilaç kullanmaya, prospektüsü okumak aklıma bile gelmedi. İlaçları kullandıktan on beş dakika sonra düştü aklıma kullandığım antibiyotiğin penisilin türevi olabileceği. Prospektüsü okurken de krize girdim tabi. Ailecek acile nasıl gideceğimizi şaşırdık çünkü daha önce yaşamıştık, yaşamıştım...
Acile gelip durumu anlattıktan on dakika sonrasını hatırlamıyorum. Anaflaktik şoka girmişim. Uyandığımda girdiğim şokla şok yaşamış hemşirenin antidotu verebilmek için sol elimden açmaya çalıştığı damar yolunun patlaması yüzünden balon olmuş elim, bana dehşet içinde bakan iki çift göz (annem ve babam) ve kolumdaki serum gözüme ilk ilişenlerdi. İşte o zaman anladım : TANRI VARDI ve ben ölümden korkuyordum.
Verilen ilaçlardan dolayı bütün gün uyudum. Ancak şimdi uyanabildim ve nedense bunları yazmaya ihtiyaç duydum.
Bundan bir kaç gün önce yazdığım intihar ile ilgili düşüncelerimin maval olduğunu, aslında yaşamayı, her şeyden önce mutlu yaşamayı ne kadar çok istediğimi anladım. Bununla birlikte kendime yüklenmenin ne kadar yanlış olduğunu ve yaşadığım şeylerin geçirdiğim bir süreç olduğunu kavradım.
Bana tekrar hayatı bahşettiğin için teşekkürler Tanrım. Zor bir gündü ama her şeyin dibe vurduğu bir gün değildi. Tanrı'nın bize varlığını ispat etme anlayışında algılarımızdan açıkça farklı bir yaklaşımı var ama işe yarıyor. Kabul ediyorum. İyi geceler...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder